En sürekli aşk karşılığı olmayan aşktır.

 
MENÜ
KATEGORİLERİM
SON YORUMLAR
SON YAZILARIM
ARAMA

<- :: Sonraki Sayfa ->

6/2/2007

HAYAT

Bir damla suda dediler hayat

İçtikçe daha çok susadım

Bir kuşun kanat çırpışında dediler özgürlük

Kuşlar göç etti kafeslerinden

Bir bebeğin gözbebeğinde dediler mutluluk

Nerde bir bebek görsem hep ağladı

Bir yangının içinde dediler özlem

İçine girdikçe yandım

Bir mahkumun ellerinde dediler umut

Hep yüreğime ektim,beceremedim

Ve

Bir kadının yüreğinde dediler sevda

5/2/2007

ÇOÇUKKEN

Ben çocukken,
yağmurlarda,küçük derelere barajlar yapar,
çamurdan bebekleri,güneşlere salardık.
komşu bahçeleri,sanki bizim malımız,
elma taşlar,eriği çiçeğinden çalardık.
ben çocukken,
kış geceleri komşusuz bırakılmazdı evler.
akşam oturmalarında mısır patlatılırdı,
soba üstlerinde kavrulurdu kestaneler.
televizyon henüz hikayeden anlatılırdı.
ben çocukken,
evcilikle öğrenirdik doktor,hemşire olmayı..
mahsustan anne baba olup, darılıp barışmayı..
bahçelerdeki düğünlere, neşeler imrenirdi.
kol kola muhabbette, halaylar çekilirdi.
ben çocukken,
sahibinin sesi plaklarıyla,iğneli pikaplarda,
Yüksel Özkasaplar,Nuri Sesigüzeller çalardı.
radyoda Nezahat Bayram''cevizin yaprağı dal arasında''yı söylerken,
annem hüzünlere dalar, efkarla türküye katılırdı.
ben çocukken,
''aileye mahsustur''yazan sinamaya mahallece gider,
fakir kıza acır, zengin oğlana şımarık diye kızardık..
Cüneyt Arkın bir efsaneydi sanki, onunla kütülükler biter,,
iyilikler kazanırdı,bizde gerçektenmiş gibi alkışlardık.
ben çocukken,
mahallede bir tek Zihni abinin eski bir cipi vardı..
meşhur yokuşumuzdan, iki aşağı bir yukarı anca çıkardı.
bayram harçlığı beş,on kuruş,giysisi basmaydı..
ben çocukken,çocukluğun tadı bir b
aşkaydı...

5/2/2007

ALISMAK VE OZLEM

Hayattan öğrendiğim en önemli kurallardan biri "kimseye alışma" dır.

İyi ol, samimi ol, paylaş ama alışma.

İlk dönemler zor olsada, bunu uygulamayı başardım.

Özlem yok. Bunun yerine, biri giderse, bir diğeri mutlaka yerini doldurur mantığı,

özlem kavramını kaldırdı. Son dönemlerde, kendimce bir çok şeyi konuşup,

 paylaştığım insan, hoşçakal borcunu bile ödemeden yok olunca,

 ister istemez düşündüm. Özledimmi?  Hayır. 

 

Uzun süredir özlediğim hiç kimse olmadımı diye, geriye baktım.

Sonra komiktir ama, aklıma iş merkezinin çaycısı geldi.

Baktığında hayatının köşesinde, basit kalmış ama önemli bir insan.

Her sabah neşeli halleriyle, günaydınını verir bişiyler sorardı.

Şimdi o konuşmaların, benim kahve saatimi ayarlamak için olduğunu anlıyorum,

okadar iyi ayarlardıkı benim istemem gerek kalmadan önümde olurdu.

Yeni büroya geçtiğimizden beri, kahve içmedim. Hani yapsan yaparsın aslında.

Makınada yapamıyorum dıye, kendime bahaneler üretiyorum.

Gerçekse,   onun elinden verilen kahvenin lezzetini, hiçbir zaman alamam.

Sadece kahve de değil, her zaman gülen yüzü,

kendince takılmalarıyla şuan onu özlediğimi anlıyorum.

 

Benim hep istediğim, ilişkilerde o çaycıyla sağladığım gibi bir diyalogtu.

Kasmadan, kormadan, tetikte beklemden kurulan, düzeyli ilişki türleri.

Türleri diyorum çünki şekli önemli değil. Her sabah zorunlu karşılaştığın biride olabilir,

ardaşında, sevgilinde, yeterki böyle olsun. 

Gerçek özlem ve sevgi bence böyle diyaloglarda başlar ve üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin, gülümseyerek hatırlarsın herşeyi, üzüntüyle değil.

 

Bu gün veya yarın, içimde birşeyler  körelmeye devam etsede,

benden heran vazgeçmeye hazır insanlar arasında,

alışıp salt sevmeye ve yok olduklarında,

özlemle onların yapmadığı, tutunma çabasını göstermeye,

hiç bir zaman niyetim yok. Yapayalnız kalsamda...

 

5/2/2007

SABAHTI SOĞUKTU

Sabahtı soğuktu
Kahve rengi gözleri donuktu
Sanki bana bişey soracaktı
Hiç bakmadığı kadar
Bakışları yanıktı

Sabahtı soğuktu
Sanki yüreği bir çocuktu
Bana yüreğini açacaktı
Kimbilir belki de
Sevdasını anlatacaktı

Sabahtı soğuktu
Belli ki hikayesi kopuktu
Dokunsam ağlayacak
Dokunmasam fırlayacak
Sussam konuşacak gibiydi

Sabahtı soğuktu
Hırkasının altında sanki çocuktu
Söyleyecek çok şeyi olan
Ama söylemeye gücü olmayan
Güller bahçesinde soluktu

Sabahtı soğuktu sanki üşüyen bi çocuktu

5/2/2007

BİTİŞ

Düşlerimi izleyen sendin gözümde
Sonsuz imkansızlıklara tutuklu kaldık.
Yaşadıklarımız kaldı bil ki özümde,
Yazgıya bağlanarak acılara daldık.
Senden tatlı bir buse kaldı yüzümde,
Biz ayrılığı bir son bildik.

Kalbim eskisinden hızlı çarpsa da,
Biz bu aşktan alacağımızı aldık,
Gerçekler, kayalar gibi sarpsa da,
Biz ayrılığı bir son bildik.

Aramayacağım bir kuytu ya da bir liman,
Gidişleri biz son bildik,
Yaşama yenilip ölüme varan,
Biz ayrılığı bir son bildik.
Alsamda nefes, bil ki acılar var bedeni saran,
El eleydik bak yaşamın sonuna geldik.

Deselerde dostlar ömür bitmedi,
Felek bu aşka yetmedi,
Acılarla yürekten gitmedi,
Nedense biz ayrılığı son bildik.

SAAT Mİ KAÇ?

ARKADAŞLARIM
© 2006 Template byIsnaini Dot Com